2025’de Mersin lojistik sektöründe belirgin bir talep daralması meydana geldi. Yatırım iştahının sınırlı kalırken yabancı yatırımcının ilgisinin de azaldığı görüldü. Raporun öne çıkan başlığı ise işletmelerin çok boyutlu ve yoğun sorunlarla karşı karşıya olduğuna ilişin tespit oldu.
HEDİYE EROĞLU
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası hazırladığı Mersin Lojistik Sektörü Eğilimler ve Beklentiler Araştırması 2025/2026 ile sektörde faaliyet gösteren işletmelerin mevcut durumunu ve gelecek beklentilerini ortaya koydu.
2025 yılı bulguları; lojistik sektöründe talep daralması, yatırım eğiliminde zayıflama ve yabancı yatırımcı ilgisinde azalma yaşandığını gösterirken; fiyat rekabeti ve finansmana erişim en temel sorunlar olarak öne çıktı.
2026 beklentileri ise güçlü bir toparlanmadan ziyade dengelenme eğilimi, temkinli iyimserlik ve kontrollü bir süreç öngörüyor.
Dijitalleşme ve entegrasyon yatırımlarında artış beklentisi dikkat çekerken, yatırım ve istihdam kararlarında temkinli yaklaşımın devam edeceği görülüyor.
Araştırma, Mersin lojistik sektörünün rekabet gücünü artırmaya yönelik politika ve stratejiler için önemli bir yol haritası sunuyor.
“2025’DE MERSİN LOJİSTİK SEKTÖRÜNDE BELİRGİN BİR TALEP DARALMASI MEYDANA GELDİ”
Araştırmanın sonuçları bölümünde, “Mersin Lojistik Sektörü Güven Ortamı Değerlendirmeleri”ne ilişkin güven ortamı değerlendirmelerinde, araştırmaya katılan lojistik işletmelerine 3 farklı soru yöneltildi. Bu sorular sırasıyla; sektöre yönelik talepteki değişim, müşterilerin lojistik sektörüne duyduğu güven düzeyi ve Türkiye’nin makroekonomik hedeflerine ilişkin güven algısını ölçme amaçladı.
“Mersin Lojistik Sektörüne Olan Talep” kısmında; “Güven ortamına ilişkin ilk soruda sektördeki talep görünümünü ortaya koymak amacıyla ‘2025 yılında Mersin lojistik sektörüne olan talepte nasıl bir değişim yaşanmıştır?’ şeklinde yöneltildi.
Araştırma sonuçları, 2025 yılında Mersin lojistik sektöründe belirgin bir talep daralması meydana geldiğini gösterdi. 2026 yılında talep tarafındaki olumsuz seyrin zayıfladığı ancak toparlanma beklentisi hâla sınırlı kaldığı görüldü.
Güven ortamına yönelik ikinci soru, “Müşterilerinizin Mersin lojistik sektörüne duyduğu güven düzeyini nasıl değerlendiriyorsunuz?” şeklinde yöneltildi. 2025 yılı itibarıyla müşteri güveninin ağırlıklı olarak orta seviyede yoğunlaştığı görüldü.
“Mersin Lojistik Sektörü Temsilcilerinin Makroekonomik” kısmında ise yöneltilen üçüncü soru ise “Türkiye’nin makroekonomik hedeflerinin gerçekleşmesine yönelik güven düzeyiniz nedir?” şeklinde oldu. 2025 yılı değerlendirmeleri, lojistik sektörü temsilcilerinin makroekonomik hedeflerin gerçekleşmesine yönelik belirgin bir güvensizlik taşıdığını gösterdi.
2025’DE MERSİN LOJİSTİK SEKTÖRÜNDE YATIRIM İŞTAHININ SINIRLI KALDI
2026 yılına ilişkin beklentilerde ise yatırım eğiliminde sınırlı bir iyileşme dikkat çekti. 2026 yılında yatırım yapmayı planlayan firmaların oranı yüzde 43,75’e yükselirken, yatırım yapmayı düşünmeyenlerin oranı yüzde 56,25’e geriledi. Yatırım yapmayı planlayanların oranındaki bu artış, sektörün 2026 yılında ekonomik koşullarda görece bir istikrar beklentisi taşıdığını, ancak yatırım kararlarının hâlen temkinli biçimde ele alındığını gösterdi.
YABANCI YATIRIMCI İLGİSİ AZALDI
Mersin Lojistik Sektörüne Yabancı Yatırımcı İlgisi Anket sonuçlarına göre de 2025 yılında Mersin lojistik sektörüne yönelik yabancı yatırımcı ilgisinin belirgin biçimde zayıf olarak algılandığını gösterdi.
Katılımcıların yüzde 60,94’ü 2025 yılında yabancı yatırımcı ilgisinin azaldığını, yüzde 29,69’u ilginin aynı kaldığını, yalnızca yüzde 9,38’i ise arttığını ifade etti.
Bu sonuçlar, 2025 yılı itibarıyla Mersin lojistik sektörüne yönelik yabancı yatırımcı ilgisinin zayıf seyrettiğine işaret etti.
2026 yılına yönelik beklentilerde ise yabancı yatırımcı ilgisine ilişkin görece bir toparlanma beklentisi dikkat çekti. İlginin azalacağını düşünenlerin oranı yüzde 40,16’ya gerilerken, ilginin aynı kalacağını öngörenlerin oranı yüzde 37,01’e yükseldi. Yabancı yatırımcı ilgisinin artacağını bekleyenlerin oranı ise yüzde 22,83 seviyesine çıktı. Bu dağılım, 2026 yılında yabancı yatırımcı ilgisinde sınırlı bir artış beklenmemekle birlikte, olumsuz algının zayıfladığı ve daha dengeli bir görünümün öne çıktığını gösterdi.
İŞLETMELER ÇOK BOYUTLU VE YOĞUN SORUNLARLA KARŞI KARŞIYA
“Mersin Lojistik Sektörü Sorunları Ve İşletme Stratejileri” bölümünde ise “Mersin Lojistik Sektörü Sorunları” kısmında 2025 yılında Mersin lojistik sektöründe işletmelerin karşılaştığı sorunlara ilişkin oranların birbirine oldukça yakın seyretmesi, işletmelerin çok boyutlu ve yoğun sorunlarla karşı karşıya olduğunu gösterdi.
En yüksek oranla dile getirilen sorun fiyat rekabeti oldu. Katılımcıların yüzde 93,75’i fiyat rekabetini önemli bir sorun olarak belirtmeleri lojistik sektöründe rekabetin büyük ölçüde fiyat üzerinden şekillendiğini göstermekte. Bu durum, işletmelerin karlılıklarının azalmasına ve mali dengeyi korumalarını güçleştirebilmesine yol açabilmekte.
Finansmana erişim sorunu da 2025 yılında öne çıkan temel başlıklardan biri oldu.
Katılımcıların yüzde 84,38’i finansmana erişimi önemli bir sorun olarak belirtildi. Kredi koşullarındaki sıkılaşma ve artan finansman maliyetleri, işletmelerin finansmana erişimini önemli ölçüde zorlaştırdı.
Mevzuat kaynaklı sorunlar (%78,91) ve katma değerli hizmetlerin yetersizliği (%71,88) sektördeki yapısal zorlukları göstermektedir. Ayrıca hizmetlerde inovasyon eksikliği (%67,19), nitelikli istihdam sorunu (%68,75), kamu bürokrasisi (%66,41) ve altyapı sorunları (%65,63) da 2025 yılında firmaların operasyonel verimliliğini olumsuz etkileyen başlıca unsurlar arasında yer aldı.
Dijitalleşme ve yapay zekâ entegrasyonu konusu ise %53,91 oranıyla daha orta seviyede bir sorun alanı olarak görüldü. Bu durum, sektörün dijital dönüşüm ihtiyacının farkında olmakla birlikte, henüz tüm firmalar için kritik bir engel olarak algılanmadığını gösterdi.
2026 yılında Mersin lojistik sektöründe işletmelerin karşılaşacağını öngördüğü sorunlar incelendiğinde, sorun algısının yüksek oranlarla birçok başlıkta devam ettiği görülmekte. Fiyat rekabetinin sorun olmaya devam edeceğini düşünenlerin oranı yüzde 75,78 olarak gerçekleşti. Bu oran, 2025’e kıyasla azalmış olsa da fiyat baskısının 2026 yılında da sektörün temel sorunlarından biri olacağını göstermekte.
Finansmana erişim, 2026 yılında da en kritik sorun alanı olmaya devam etmekte.
Katılımcıların yüzde 85,16’sı finansmana erişimin sorun olmayı sürdüreceğini öngördü. Bu durum, orta vadede finansal koşullara ilişkin iyileşme beklentisinin sınırlı olduğunu ortaya koydu.
FİRMALAR, PAZARDAKİ KONUMLARINI KORUMAYA ODAKLANDI
“Mersin Lojistik Sektörü Stratejileri” kısmında ise 2025 yılı verileri, Mersin lojistik sektöründe firmaların stratejik olarak ürün/hizmet geliştirmeye, mevcut faaliyet alanlarını güçlendirmeye ve pazardaki konumlarını korumaya odaklandığını gösterdi.
Katılımcıların %94,53’ü 2025 yılında yeni ürün / hizmet eklemeyi öncelikli strateji olarak belirledi. Bu oran, firmaların rekabet gücünü korumak için farklılaşmaya ve katma değer yaratmaya ağırlık verdiğini ortaya koydu.
Mevcut müşteriyi elde tutma stratejisi de 2025 yılında yüksek öneme sahip.
Katılımcıların yüzde 81,25’i mevcut müşteriyi elde tutmayı öncelikli strateji olarak belirtti. Bu durum, talep daralmasının yaşandığı bir ortamda müşteri kaybını önlemenin kritik görüldüğünü göstermekte.
Pazar ve network genişletme stratejisi yüzde 78,13 oranıyla öne çıkarken, hizmet ağını genişletmeyi öncelik olarak görenlerin oranı yüzde 69,53 seviyesinde kaldı. Bu dağılım,
2025 yılında firmaların agresif fiziksel genişleme yerine, daha seçici ve kontrollü büyüme stratejileri izlediğini göstermekte.
2026 yılına yönelik stratejik öncelikler incelendiğinde, firmaların büyüme yönlü stratejileri daha güçlü biçimde gündemine aldığı görülmekte. Mevcut müşteriyi elde tutma stratejisi yüzde 93,75 gibi çok yüksek bir oranla 2026 yılında da en önemli öncelik olmaya devam etmekte. Bu sonuç, müşteri sadakatinin ve uzun vadeli ilişkilerin sektör açısından temel stratejik unsur olarak görüldüğünü ortaya koydu.
Yeni ürün ve hizmet eklenmesini öncelik olarak gören firmaların oranı yüzde 81,25 olarak gerçekleşti. Bu oran, 2025 yılına kıyasla görece bir düşüşe işaret etse de, yenilikçi ürün ve hizmetlerin 2026 yılında da stratejik önemini koruduğunu gösterdi.
Hizmet ağını genişletme stratejisi 2026 yılında yüzde 75 oranına yükselirken, pazar ve network genişletme stratejisi yüzde 73,44 seviyesinde gerçekleşti. Bu artışlar, firmaların
2026 yılında ekonomik koşullarda görece bir istikrar beklentisiyle birlikte daha aktif büyüme ve yayılma stratejileri planladığını göstermekte.
Mersin lojistik sektöründe işletmelerin öncelikli stratejilerine bakıldığında, hem 2025 hem de 2026 yılında mevcut müşteriyi elde tutma ve yeni ürün/hizmet eklenmesi başlıklarının öne çıktığı görülmekte. Bu durum, firmaların öncelikle mevcut iş hacmini korumaya ve sundukları hizmetleri güçlendirmeye odaklandığını göstermekte.
“YÜKSEK GÜVEN ALGISI SINIRLI KALDI”
Raporun, “Sonuç Ve Değerlendirme” bölümünün “Öne Çıkan Eğilimler” kısmında; Mersin lojistik sektöründe talep koşullarındaki zayıflamanın, 2025 yılında sektör genelinde belirleyici bir unsur olduğu ele alındı.
Raporda, “Müşterilerin sektöre duyduğu güven orta seviyede yoğunlaşmış, yüksek güven algısı sınırlı kalmıştır.
İşletmelerin büyük bölümü yatırım kararlarını ertelemiş, yatırım iştahı zayıf seyretmiştir. Beyaz ve mavi yaka istihdamında azalma veya mevcut seviyeyi koruma eğilimi öne çıkmıştır. Eğitim harcamalarında belirgin bir yön değişimi görülmemiş, artış ve azalış oranları birbirine yakın gerçekleşmiştir.
Sürdürülebilirlik yatırımlarında kısmi azalma veya durağanlık eğilimi öne çıkmıştır.
Yabancı yatırımcı ilgisi belirgin biçimde azalmış, sektör bu alanda zayıf bir görünüm sergilemiştir.
İşletmelerin stratejik odağı, büyümeden ziyade mevcut müşteriyi elde tutma ve ürün / hizmet geliştirme yönünde şekillenmiştir.
Sektörün en temel sorunları; fiyat rekabeti, finansmana erişim, mevzuat, nitelikli istihdam eksikliği ve altyapı sorunları olmuştur” denildi.
TALEP KOŞULLARINDAKİ ZAYIFLIK DEVAM EDİYOR
Raporun 2026’ya dair, “Öne Çıkan Beklentiler” kısmında ise “Talep tarafında sınırlı bir toparlanma beklentisi oluşsa da, azalış beklentisinin yüksekliğini koruması talep koşullarındaki zayıflığın devam ettiğini göstermektedir.
Müşteri güveninde sınırlı bir iyileşme beklentisi bulunmaktadır.
Yatırım yapmayı planlayan işletmelerin oranı artmış olsa da, temkinli yaklaşım devam etmektedir.
İstihdamda genel beklenti mevcut seviyelerin korunması, sınırlı artış yönündedir.
Eğitim harcamalarında istikrarın korunması, seçici yatırımların sürdürülmesi beklenmektedir. Sürdürülebilirlik yatırımlarında azalma eğiliminin zayıfladığı, yatırımların önemli bir bölümünün mevcut seviyesini koruyacağı öngörülmektedir.
Yabancı yatırımcı ilgisine yönelik olumsuz algı zayıflamakta, ancak güçlü bir artış beklentisi oluşmamaktadır.
İşletmelerin stratejik öncelikleri arasında mevcut müşteriyi elde tutma ilk sıradaki yerini korumaktadır.
Hizmet ağı ve pazar/network genişletme stratejileri 2026 yılında daha fazla öne çıkmaktadır. Finansmana erişim ve nitelikli istihdam sorunlarının yüksek önemini koruyacağı, dijitalleşme ve yapay zekâ entegrasyonunun ise kritik bir ihtiyaç alanı haline geleceği öngörülmektedir” denildi.
MERSİN LOJİSTİK SEKTÖRÜ POLİTİKA VE STRATEJİ ÖNERİLERİ
Ayrıca raporun, “Mersin Lojistik Sektörü Politika Ve Strateji Önerileri” bölümünde ise “Anket bulguları, Mersin lojistik sektörünün rekabet gücünü artırmak amacıyla aşağıdaki politika ve strateji alanlarına öncelik verilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Finansmana erişimin kolaylaştırılması: Lojistik sektörüne özel kredi, garanti ve finansman destek mekanizmalarının geliştirilmesi, yatırım iştahını artıracaktır.
Nitelikli insan kaynağının güçlendirilmesi: Üniversite-sektör iş birlikleri, mesleki eğitim programları ve lojistik odaklı sertifikasyon sistemleri yaygınlaştırılması sektöre katkı sağlayacaktır.
Dijitalleşme ve yapay zekâ dönüşümünün desteklenmesi: Özellikle KOBİ’lere yönelik dijitalleşme teşvikleri, veri entegrasyonu ve otomasyon yatırımları öncelikli destek alanları haline getirilmelidir.
Katma değerli hizmetlerin geliştirilmesi: Depolama, e-ticaret lojistiği, soğuk zincir, izlenebilirlik ve entegre lojistik çözümlerinin yaygınlaştırılması teşvik edilmelidir.
Altyapı ve lojistik entegrasyonun güçlendirilmesi: Liman-demiryolu-karayolu entegrasyonu ve hinterland bağlantılarının geliştirilmesi, Mersin’in bölgesel lojistik üs rolünü güçlendirecektir.
Mevzuat ve bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi: İzin, denetim ve standart süreçlerinde öngörülebilirliğin artırılması, sektörün operasyonel verimliliğine katkı sağlayacaktır.
Sürdürülebilirlik ve yeşil lojistik uygulamaları: Karbon ayak izi azaltımı, enerji verimliliği ve çevre dostu yatırımlar için teşvik mekanizmaları oluşturulmalıdır.
Yabancı yatırımcı çekme stratejisi: Mersin’in lojistik potansiyelini öne çıkaran, hedefli ve sektörel tanıtım çalışmaları ile yatırımcı algısı güçlendirilmelidir” denildi.
